24 Aralık 2008 Çarşamba

"değerler kültürü" diye birşey var duydunuz mu hanım teyzeee!

ben aslında içimden:kısa bir yolculukla şehir dışına minik bir kaçamak...



eğer kasım ayında deniz kenarına gidiyorsanız-ki siz yazın bile denize girmekten hoşlanmıyorsanız- aylardan kasım olmasına inat, sıcacık güneşle içinizi yakan mevsim şaşkını birgünde sıcağı içinize çekerek hatta zaman zaman montunuzu elinize alarak yürümek ve bu arada bir de fotoğraf çekmek iyi geliyor...





an için-mevsim itibariyle- hiçbir işlevselliği olmayan şemsiyeler,şezlonglar vs...terkedilmiş herşey daha bir güzel görünüyor..




bozuldukları için kenarda üstüste atılmış olanları daha da güzel...

gibi gereksiz cümleler kurmayı planlarken,




eve dönüş yolunda ,arkamdaki koltukta oturan mütemadiyen konuşan ,iki cümlesinden birini - doktor olan ve şu anda bir seminer dolayısıyla gittiği yurt dışı gezisinden sekiz uçağıyla dönecek olan - eşine bağlayan hanım teyzenin,cümlelerini yalnızca ben değil otobüste oturan herkes dinliyorken bir anda kolumun altında kıpırdayan ve canlı bişey olduğuna kanaat getirdiğim faredir diye korkup korkudan da kolumun altına bakmadığım dehşet dolu bir sahne yaşıyorum...tüm cesaretimi toplayıp kolumu kaldırıyorum tek gözümle bakıyorum ki :



"yuh be teyzem! ağzıma soksaydınız ayaklarınızı.... doktor eşi olmak yetmez; değerler kültüründen haberiniz var mı? diyorum....bir yandan da beni, ucuz iclal aydın cümleleri kurmakta olan iç seslerimden kurtardığı için teşekkür ediyorum...

herşeye rağmen uğradığım bu dumuru da gezi fotoğraflarına ekleyip günü tamamlıyorum...

2 yorum:

solar dedi ki...

gezmiş kadar oldum ben de..

ama özellikle son fotoğraf süper:)) kazara bişey söylesen otobüsten inene kadar şikayet dinlemek zorunda kalırdın bence:)

etipuf 'un paleti dedi ki...

bir de kolumla baskı yapıyorum -çeksin diye ayağını -yok kadın hiç istifini bozmuyor,ayağını çekmek gibi bir girişimde bulnmuyor...
bir ara gıdıklasam mı diye düşünmedim değil:)