4 Mayıs 2009 Pazartesi

herkese oluyor böyle şeyler...



büyükbabam öldüğünde en küçük teyzeme diazem yapmışlardı...fenalaşmasın diye...teyzem buz gibi olmuştu...olayların farkındaydı, ama ağlayamıyordu...donmuştu... ağlayamıyordu..
teyzeme ilaç vermeyi bıraktıklarında, herkes mevcut duruma alışıp ,yoluna devam etmeye başlamıştı... durumu en son o algıladığından ve yurt dışında yaşadığından teyzem bu durumu çok ağır atlatmış kalp ritmi falan bozulmuş türlü rahatsızlıklar atlatmıştı...

***



senaa'nın şu postundan sonra bunları yazasım geldi...
eski bir cd'yle dağılmak...

değil mi?
küçücük ..belki de başkasına anlamsız gelen herhangi bir şeyle, yerle yeksan olmak...
ama bir zaman sonra geçiyor hepsi...ne cd'ler ne fotoğraflar, ne de hafızanın bir yerlerinde gizlernmiş birgün herhangi bir yerde ansızın ortaya çıkan küçük bir anı, bir cümle...hepsi... geçiyor...

diazem yemiş gibi yaşananların farkında ;ama acısından uzakta olabiliyorsun...
belki de bu yüzden ağlayamıyorsun...






fotoğraflar şuradan

2 yorum:

Pyromancy dedi ki...

Ben bu yazıyı ağlarken okuma şerefine nail oldum.Uzun zamandır içimde tuttuklarım,boğazımda düğümleyip yuttuklarım, güçlü gözükme çabalarım bugün otobüsten inince ölü bir kedi görmemle tuz buz oldu.Saçma bir sebepten oturup hıçkıra hıçkıra ağladım.Ama ne ağlamak...
Bir yazımda şöyle demiştim;''...baktığınızda birçok duyguyu zamanla geçmişe gömebildiğinizi görürsünüz; aşkı , nefreti,özlemi,kıskançlığı…Ama korkularımızı hayat boyu zihnimizin labirentlerinde tutmaya devam ediyoruz...''
Herşey biraz zamanla geçiyor çok doğru,zamanla tepkisizliği öğreniyorsun ama yalnız kalmanın,güvensizliğin 'korkusu'çökünce onu nasıl bertaraf edeceğiz bilmiyorum
Kısa ama efektif bir yazıydı.Fazlasıyla efektif hemde...:)Elinize sağlık !

eti puf dedi ki...

ağlarken okumak için iyi bir yazı değildi aslında...

canım sıkkın olduğunda okuduğum her seferinde açıp baktığım bir kitabım var benım belkı sen de okumak istersin: murathan mungan yüksek topuklar...

orada birşey alıntılamak isterim:

"ölenler bildiğiniz gibi kalırken,yaşayanlar hep bir hayalet olarak gezinirler ortalıkta.Bir zamanlar çok sevmiş olduğunuz birinin hayaleti olarak.O Nalan'ın artık hiçbir zaman olmayacağını bilmenin sızısıyla özlüyorum onu.Gençken hayatımızdan boşalan her şeyin yerine yenisi koyabiliriz sanırdık.öyle olmuyor.Hayat boşala boşala azalıyor..."

neden bilmiyorum yazdıkların bana buj satırları hatırlattı..

teşekkür ederim....