26 Ekim 2009 Pazartesi

Pardon, çok yoksulum, isminizi bağışlar mısınız?

yaşadığın şehri , kurduğun düzeni alıştığın tüm dengeleri değiştirmene rağmen , herşeyi nasıl bu kadar çabuk rutine dönüştürebildiğine şaşırıken hayatın
yurt, okul ,dersane ,aile-memeleket özlemi, gelgitlerinde ara ara boğulduğumuz da olmuyor değil...pek tabi delirdiğimizde...
ben deli... bir oda arkadaşım var yurtta benden de delı...
özel biri kesinlikle..tanıdığıma mutlu olduğm inanılmaz yetenekli bir şahsiyet...öyle özel ve küçük ayrıntılarda birleşiyoruz ki yalnız olmadığımı hissediyorum...



ps:bu fotoğraf karesi onunla paylaştığımız öyle anlardan birinde çekilmiştir...ve kendisi ,altına şu notu düşmeyi uygun görmüştür:

"kalabalığın arasından sıyrılan bir yabancı,kafasında binlerce kez düşünülmüş ya da düşünülecek olayların iklimlendirilmesini yaşarken..kim derdi ki..?"

'kim derdi ki' nin cevabı bizde gizlidir ...kim bilir?
bazı insanlar da bazı anlar da özeldir...


türbanla beynini değil yalnızca başını kapatan biri o...onu gerçekten seviyorum...

Hiç yorum yok: