15 Ocak 2010 Cuma

eşya da insandan böyle alıyor öcünü....



murathan mungan'ın eldivenler hikayeler kitabını okudum bir ay önce...
murathan mungan hikayesinden önce detaylarıyla kalbimin üstünde yer etmiş bir yazardır...bu kitapta tıpkı ayrıntılarıyla beğenimi kazanmayı herzamanki gibi başardı...sıradan hepimizin başımızdan geçen ya da geçebilecek olan basit hikayelerin bir köşesine iliştirdiği bir ayrıntı hikayeyi öyle zenginleştiriyor ki....
***
İlk hikayede sıradan,evli bir çiftin hikayesinde, adamın annesi ölüyor ,ölümün ardından eşiyle,annesinin evine yaptıkları ziyaretle ve annesinin ölümüyle ilgili olarak sunları söylüyor.....ve beni ağlatmaya yetiyor:

" .........bütün bu manzara içinde bana en mahzun gelen şey ,o sabahlık oldu.Bir kadının bütün sabahlarının söndüğünü söylüyordu.Artık bir daha ,uyanır uyanmaz yatağından kalkıp ayaklarına terliklerini,sırtına sabahlığını geçirip mutfağa, çayın altını yakmaya gideceği sanahları olmayacaktı hiç.Ne tuhaf, insana bunu düşündüren şey, kadının ölmüş olmasının bilgisinden çok,toplamına hayat dediğimiz gündelik alışkanlıklarımıza işaret eden bir eşyanın varlığı oluyor.içi boşalmış bir sabahlık ,birdenbire ölümü herşeyden çok daha iyi anlatabiliyor.Eşya da insandan böyle alıyor öcünü"



diyor üstüne söylenecek pek birşey yok...

foto google'dan..

Hiç yorum yok: