19 Nisan 2010 Pazartesi

doğum günü,babam,iğne, iplik vs'ler üzerine...


Ben küçükken,başarılı insanlar çantalarında 1 iğne bir de iplik bulundurur derdi babam hep...
...
"Temkinli" insanlar mı başarılıydı acaba? OYSA Hiç istenilenleri yapmadım,
Hiç beklenenlere karşılık olmadık yaşadıklarım.... Hep çekip gitmaya endeksliydi hayatım...
BİZ çekip gitmesek çünkü,akıp gitmesi vardı zaten zamanın...
bü yüzden her anın altına bir de tarih attım...
yaşananları tüm unutanlara, bazen de unutulanlara hep hatırlattım ....
ama illa ki oldu kayıplarım,kaçırdıklarım....

N'apayım sıkılganım....
Ne hırsım oldu arzuladıklarım;
Ne de vazgeçilmez oldu arkadaşlıklarım....
Ne demişti şair:" ANILARA SONSUZA DEK SADIĞIMDIR AMA İNSANLARA ASLA ÖYLE OLMAYACAĞIM"
Belki de bu yüzden hep bir tarihle saklıdır yaşadıklarım....
Dedim ya hırsım olmadı arzuladıklarım,
vazgeçilmez değildi arkadaşlıklarım,
Kölesi olmadım başarıların ...
Yeri geldi savaştım ;ama üstüne gitmedim kayıpların....
BÜYÜDÜM...Bazen susmak gerektiğini de kavradım...
HANİ ben Konuşmaktan BİLE sıkıldım...
.....

Babacığım,
evet çantamda iğne iplik hiç taşımadım... BEN Zaten hiç temkinli de olamadım...
Hep söküklerimle dolaştım... Dikişi tutmuyordu bazı kayıpların,
teğellemekse yetmiyordu dinmesine acıların.... beni böyle kabul et ,
Çantamda iğne iplikle dolaşmadım,ben zaten bu hayatta hiçbirşeyde dikiş tutturamaDIM........

***

bELKİ büyük şeyler başaramadım ama birşey var ki inandığım ,27 yıllık ömrüme güzel insanlar sığdırdım...
bu yazı da o güzel insanlara yeni yaşım için küçük bir armaganım.....
sizleri seviyorum...





foto: benim ellerim..ama niye öyle yaşlı görünmüş ki?

6 yorum:

solar dedi ki...

yazının başında bi şey söylemek geldi içimden, baktım, sen en sonunda yazmışsın...

ben de seni seviyorum canım eti puf, iyi ki varsın, her ne kadar seni yazdıklarınla tanısam da, dünyayı güzelleştiren bir varlık olduğuna eminim. umarım, hayatının geri kalan kısmında içinde o gitme isteği olmaz hiç, umarım, kendini bir yere ait hisseder ve orada ömrünün sonuna dek mutlu yaşarsın.

gitmek isteme hissi... onu en iyi yaşayan bilir:)

eti puf dedi ki...

solarım, ya mutlu ettin beni akşam akşam....

birini sevmek için illaki görmek gerekmiyor, bir yerde birşeyler kesişince yetiyor...şu mesajın bile okadar çok şey anlatıyorki....

eti puf dedi ki...

solarım, ya mutlu ettin beni akşam akşam....

birini sevmek için illaki görmek gerekmiyor, bir yerde birşeyler kesişince yetiyor...şu mesajın bile okadar çok şey anlatıyorki....

nihal dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş yüreğine sağlık...

sessiz balik dedi ki...

canımmm
biz antakyaya değil antalyaya gittik seni de aramadım ama blogda yazmıştım
sonra ben tarihlerde başarısızım doğum günün müydü ne zaman ? iyi ki doğdun tatlım

bi de aşağıdaki öpüşen boyama kitabı hikayesi var
benim eşim de ev dışında beni öpmez ayıp diye

toplumda öpüşmek niye ayıp sayılır da dövüşene karışılmaz ?

tamam bi çerçevede ahlak felan takılıyorum ben de oraya ama
sevgi , öpmek , bunu resmetmek bunu görmek de güzel dövüş kavga silah o kadar alenen ve ortada iken öpmek neden yasak ?

eti puf dedi ki...

özlem ablacıgım öpüşmek yasak değil de bunu çocukların malzemesi olan zamazingolarda sergilemek bana çok etik gelmiyor... lisedeki kızlarında bulunduğu bir yurtta kısa bir süreliğine kaldım birşeyler gerçekten değişiyor ve bozuluyor bunu gördüm...demek ki bizim gördüklerimiz öğrendiklerimiz soğruymuş dedim...