20 Ekim 2010 Çarşamba

hayat sana küfür ,fosforlu kalemime teşekkür ederim,

fosforlu kalemim,unutmayayım diye önemli notlarımın altını çizdiğim.
***
dün bir ambulans sesi bir olay yeri kalabalığı vardı ki felaket...
ders çalışıyordum bakamadım.
bugün bitince fosforlu sarı kalemim, aşağıya indim hem hava almak hem de kırtasıyeye uğramak için. dün duyduğum ambulans sesinin akıbetini öğrendim,arka tarafımızdaki inşaatın bir işçisinin spirale takılmış kafası içinmiş..Duyunca kendime gelemedim,anneme sordum "sen biliyor muydun?" dedim."üzülürsün diye" dedi, "sölemedim "

çalışma masama oturdum;ama çalışmadım,çalışsam sanki bencillik edermişim giibi geldi.Saçma biliyorum ama benim öyleydi.belki de empatik bir salaklık benimkisi.düşündüm, onun da vardı bir ailesi, sevdikleri, ne yaptıki böylesi acı bir ölümle dünyayı terketti,acaba ne kadar zaman o acıyı hissetti?
tam da bunları düşündüm,kalktım dışarıyı izledim,ağladığımı belli etmedim.

orada bir hayat böyle rezilce bitiyordu,annem üzülülürüm diye bana söylemiyordu.benim üzüntüm,acaba onu geride bıraktıklarını yanında ne kadar ederdi?
***
çalışmak zorundayım, yine senle başbaşa kaldık UNUTMAYAYIM diye önemli şeylerin altını çizdiğim fosforlu kalemim,
ve aslında bunu hiç unutmasam da çalışma masam da çalışma kağıdıma :"hayat hiç de adil değilsin!" yazdım,altını seninle çizdim, sevgili fosforlu kalemim.yine yanımdaydın,teşekkür ederim!

3 yorum:

solar dedi ki...

ne desem bilemedim ki... "hayat sadece çocukken mi zor yoksa bu hep mi böyle?" diye sorayım, sen de "bu hep böyle" de en iyisi.

kolay gelsin bir de, umarım atanırsın, gönlünden neresi geçiyorsa oraya güzel öğretmenim:)

etipuf dedi ki...

solarım, hep birlikte canım benim:)

Adsız dedi ki...

ölüm, varlığın altının koyu bir keçeli yoklukla çizilmesidir...